10 yıldır süren dava, Greenpeace’i iflasa sürükleyebilir

ABD’nin Kuzey Dakota eyaleti mahkemesi, Çarşamba günü çevre örgütü Greenpeace’in, Dakota Access Boru Hattı’nda yürüttüğü protestolar nedeniyle, protesto ettikleri şirkete milyonlarca dolar tazminat ödemesi gerektiğine karar kıldı. Yaklaşık on yıldır süren dava, Greenpeace’in iflas etmesiyle sonuçlanabilir.
Energy Transfer, 2019 yılında Greenpeace’e karşı 300 milyon dolarlık bir dava açarak, grubun tesislerine zarar veren protestolar organize ettiğini, yanlış bilgi yaydığını ve şirketin mülküne zarar vererek mali kayıplara yol açtığını belirtti.
Üç hafta süren duruşmaların ardından, dokuz kişiden oluşan jüri iki gün süren değerlendirme sürecinin sonunda dev enerji şirketi lehine karar aldı.
Karar, elli yıllık Greenpeace’ın aldığı en ağır darbelerden biri oldu. Örgüt daha önce, davanın alehine sonuçlamasının, çevreci grubu iflasa sürükleyebileceğini söylemişti. Hukuk uzmanları ise kararın ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etkisi olabileceğini düşünüyor.
Bazı hukukçular davayı, kamusal tartışmaları bastırmak amacıyla açılan ve yüksek hukuki masraflarla protestocuları susturmayı hedefleyen bir dava olarak değerlendiriyor.Greenpeace’in temyize gidip gitmeyeceği henüz belli değil.

PROTESTOLARIN SEBEBİ NE?
Davanın sebebi, 2016 ve 2017 yıllarında Kuzey Dakota’daki Standing Rock Sioux Rezervazyonu yakınlarında inşa edilen Dakota Access Boru Hattı’na yönelik protestolar..
Standing Rock Sioux kızılderili kabilesi, boru hattının Missouri Nehri’ni kirletebileceğini ve kutsal topraklarına zarar verebileceğini söyleyerek projeye şiddetle karşı çıktı.
Yüzden fazla kabilenin temsilcileri ile onlarca sivil toplum kuruluşunun da içinde bulunduğu binlerce kişi, aylarca süren protestolara katıldı.
Energy Transfer, Greenpeace’in boru hattının inşasını engellemeye yönelik bir plan yürüttüğünü öne sürdü. Şirketin avukatı Trey Cox, davanın açılış konuşmalarında Greenpeace’in bölgeye dışarıdan insanları getirip protesto etmelerini sağladığını, eylemciler için eğitimler düzenlediğini ve boru hattı hakkında asılsız iddialar yaydığını söyledi.
Avukat Cox, “Bugün jüri, Greenpeace’in eylemlerinin yanlış, hukuka aykırı ve toplumsal değerlerle bağdaşmaz olduğuna dair bir karar verdi. Bu karar Greenpeace’in sorumlu tutultuğu bir andır,” ifadelerini kullandı.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE TAZMİNAT
Greenpeace ise davayı, ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi ve binlerce kişinin katıldığı bir protestoda yaşanan her şeyin sorumluluğunun kendilerine yüklenemeyeceğini savundu.
Örgütün avukatları, Greenpeace’in protestolarda sadece yerli liderlerin talebi doğrultusunda şiddet içermeyen, doğrudan eylem eğitimleri verdiğini söyledi.
Örgüt ayrıca, dava konusu olan bazı açıklamaların Greenpeace tarafından yapılmadan önce zaten medyada geniş yer bulduğunu belirtti.
Greenpeace’in kıdemli hukuk danışmanı Deepa Padmanabha,“Hepimiz Birinci Anayasa Değişikliği’nin geleceği konusunda endişelenmeliyiz. Bu dava gibi girişimler, barışçıl protesto ve ifade özgürlüğü haklarımızı yok etmeye yönelik bir tehdittir” diye konuştu.








